Trump yönetimi özel şirketlere siber operasyon yetkisi açtı

Anasayfa » Trump yönetimi özel şirketlere siber operasyon yetkisi açtı
Trump yönetimi özel şirketlere siber operasyon yetkisi açtı

ABD’de yayımlanan yeni bir başkanlık notu, federal denetim altındaki özel şirketlerin yabancı suç gruplarına karşı siber gözetim ve siber etki operasyonları yürütmesinin önünü açtı. Metin, ulusal siber direktifi uygulayan NCC’ye 60 gün içinde bir program kurma görevi veriyor.

Notta yer alan çerçeveye göre, doğrulanmış ABD şirketleri iki tür operasyon için yetki alabilecek. İlk başlıkta, hedef grubun sistemlerinden sahibinin ya da operatörün izni olmadan hassas verilere erişebilen siber gözetim faaliyetleri bulunuyor. İkinci başlık ise bilgi sistemlerini, ağları veya altyapıyı bozma, erişimi engelleme, işlevini zayıflatma ya da tamamen yok etme sonucunu doğurabilen siber etki operasyonlarını kapsıyor.

Hedef kim, kapsam nasıl çizildi

Metin, programa kabul edilen ve ABD hükümetinin yönlendirmesi altında siber operasyon yapmasına izin verilen özel Amerikan şirketlerini katılımcı olarak tanımlıyor. Hedef alınabilecek yapılar ise ABD hükümetine, bir ABD vatandaşına ya da ABD çıkarlarına karşı siber destekli suç işleyen yabancı gruplar olarak tarif ediliyor.

Ancak burada bir sınır da konmuş durumda. Hedef grubun bir yabancı hükümetin kurumsal parçası olmaması ya da tamamen o hükümetin yönlendirmesiyle çalışmaması gerekiyor. Bu koşulun dışında kalmak için yabancı bir devletle bağlantıyı gösteren kanıt aranacağı belirtiliyor.

Şirketlerin yetki sınırını aşan faaliyetleri durdurması da zorunlu tutuluyor. ABD vatandaşı olan kişilerin hedef alınması, ABD’de bulunan bir bilgi sistemine yönelinmesi ya da ABD vatandaşı kontrolündeki bir sistemin hedefe konması halinde operasyonun derhal kesilmesi isteniyor. Bu durumda şirketler minimizasyon prosedürlerini uygulayacak, ardından NCC’ye anında bildirim yapacak. NCC de Adalet Bakanlığı’nı haberdar edecek.

Program ayrıca onaylanan parametreleri aşan operasyonların durdurulmasını şart koşuyor. Metinde, ABD’de yer alan bilgi sistemleri ile ABD vatandaşı kontrolündeki sistemlere yönelik girişimlerin bu sınırların dışında kaldığı açıkça belirtiliyor.

Ransomware’den kimlik avına uzanan geniş hedef listesi

Trump yönetimi bu adımı, mart ayında duyurduğu daha geniş bir siber suçla mücadele planının parçası olarak öne çıkardı. Beyaz Saray’ın açıkladığı çerçevede TCO olarak anılan transnasyonal suç örgütlerinin Amerikan kullanıcılarını ransomware, malware, phishing, finansal dolandırıcılık, sextortion, pig butchering adı verilen yatırım ve ilişki dolandırıcılıkları ile taklit saldırıları üzerinden hedef aldığı ifade edildi.

İlgili bilgi notunda, Amerikan tüketicilerin siber destekli suçlar nedeniyle toplamda yaklaşık 20,8 milyar dolar kayıp bildirdiği de yer aldı. Yönetim, doğrulanmış ABD şirketleriyle ortaklık kurularak hem TCO tehditlerine hem de sınır ötesi siber suç, dolandırıcılık ve diğer yağmacı planlara karşı kapasitenin artacağını savunuyor.

Notta geçen ifadeye göre, bu ortaklık Federal Hükümet’in yönlendirmesi ve denetimi altındaki ABD şirketleriyle kurulacak. Aynı metin, bu yolun Amerikan vatandaşlarına yönelik transnasyonal siber suç, dolandırıcılık ve diğer yağmacı planlara karşı mücadeleyi güçlendireceğini söylüyor.

Karar, özel sektörün saldırgan siber operasyonlardaki rolünü önemli ölçüde genişletiyor. Buna karşın uzmanlar, mevcut ABD yasalarının özel şirketlerin mahkeme yetkisi olmadan siber saldırı ya da kesinti operasyonu yürütmesine izin vermediğini hatırlatıyor. Metin bu nedenle, hukuki ve güvenlik açısından bir dizi risk taşıyan bir alanı yeniden tanımlıyor.

Aynı dönemde Almanya’da da benzer yönde bir gelişme yaşandı. Alman hükümeti, yabancı ve yerli istihbarat birimlerine düşman sunucuları devre dışı bırakma, yabancı siber ağları bozma, devlet destekli saldırganlara karşı geri saldırı yürütme ve rakiplerin tedarik zincirlerine sabotaj uygulama yetkisi veren taslak yasayı onayladı.