Yeni CVE sonrası maruziyet sorusuna daha hızlı yanıt arayışı

Anasayfa » Yeni CVE sonrası maruziyet sorusuna daha hızlı yanıt arayışı
Yeni CVE sonrası maruziyet sorusuna daha hızlı yanıt arayışı

Yeni bir CVE yayımlandığında güvenlik ekipleri artık “etkileniyor muyuz” sorusuna tek araçla yanıt veremiyor. Zafiyet tarayıcıları, uç nokta araçları, bulut envanterleri, SBOM kayıtları, depo bilgileri ve uygulama verileri birlikte incelenmeden hızlı karar almak çoğu zaman mümkün olmuyor.

AI destekli araştırmaların ve açık keşfin hızlanması, bu gecikmeyi daha görünür kıldı. Asıl mesele yalnızca zafiyeti bulmak değil; açığın duyurulması, maruziyetin anlaşılması ve müdahalenin başlaması arasındaki süreyi kısaltmak.

Tek ekranda maruziyet görünümü

Tines, “Outpacing AI-Era Attacks Starts With Faster Time to Answer” başlıklı canlı uzman web seminerinde, güvenlik ekibinin farklı kaynaklardan topladığı maruziyet verilerini tek etkileşimli görünümde nasıl birleştirdiğini anlatacak. Oturuma şirketin kurucu ortağı ve CCO’su Thomas Kinsella ile Kıdemli Güvenlik Operasyonları Mühendisi Andrew Katz katılacak.

Sunumda SBOM verilerinin hangi paketleri savunmasız paketlerle eşleştirdiği, uç nokta verilerinin kurulu uygulama ve sürümlerle nasıl bağlandığı, bulut envanterinin hangi kaynakların etkilendiğini nasıl gösterdiği ve zafiyet verilerinin gerçekten önemli olan sistemlere nasıl eşlendiği ele alınacak. Tines, güvenlik ekiplerinin SBOM verisini savunmasız paketlerle, uç nokta verisini kurulu uygulamalar ve sürümlerle, bulut envanterini etkilenen kaynaklarla ve zafiyet verisini de doğrudan ilgili sistemlerle bağlayabildiğini aktarıyor.

Web seminerinin merkezindeki yaklaşım, yeni bir CVE ortaya çıktığında her seferinde aynı tabloyu yeniden elle kurmak yerine, ilgili bağlamı toplayan ve maruziyet değerlendirmesini hızlandıran tekrar kullanılabilir iş akışları oluşturmak. Şirket, bu sayede ekiplerin “bu bizi etkiliyor” ya da “etkilemiyor” yanıtına daha hızlı ulaşabileceğini vurguluyor.

Tines’e göre amaç, yeni bir CVE’den “bu bizi etkiliyor” ya da “etkilemiyor” sonucuna daha kısa sürede gitmek. Bunun için güvenlik ekipleri, zafiyet görünümü oluşturan araçlarla toplanan verileri bir araya getirip karar sürecini tek seferlik manuel çalışmadan çıkarabiliyor.

Yapay zekâ nerede devreye giriyor

Oturumun bir diğer başlığı, AI destekli analiz ile deterministik otomasyonun birlikte nasıl çalıştığı. Tines, yapay zekânın karmaşık girdileri yorumlama ve iş akışlarını daha hızlı kurma aşamasında yardımcı olabildiğini, ancak doğrulanıp onaylanan süreçlerde tekrar eden adımların güvenilir otomasyonla yürütülmesinin daha uygun olduğunu anlatacak.

Bu modelde analistler her olayda aynı manuel kontrolleri yeniden yapmak zorunda kalmıyor. Tines, AI’nın karmaşık girdileri anlamlandırmada ve iş akışlarını oluşturma hızını artırmada kullanıldığını; buna karşılık doğrulanmış süreçlerde tekrar eden yürütmenin belirlenmiş otomasyonla ilerlediğini belirtiyor.

Zafiyet yönetimi, SecOps, bulut güvenliği ve AppSec ekipleri için öne çıkan fayda; kanıt toplamak için harcanan sürenin azalması, yanıtın hızlanması ve aksiyona geçiş yolunun kısalması olarak aktarılıyor. Şirket, daha az kanıt toplama süresi ve daha kısa karar yolunun bu ekiplerde pratik bir kazanım sunduğunu ifade ediyor.

Seminer duyurusunda, gelecek kritik açığın kurum içindeki yerini gösteren bir harita ile gelmeyeceği, ancak kullanılan araçların yanıtı zaten barındırıyor olabileceği mesajı da öne çıkarılıyor. Tines, web seminerinin kendi güvenlik ekibinin bu maruziyet görünümünü nasıl kurduğunu ve hızlandırılmış karar iş akışına güvenlik verilerini nasıl bağladığını göstereceğini aktarıyor.

“Outpacing AI-Era Attacks Starts With Faster Time to Answer” başlıklı oturumda, Tines’in farklı veri kaynaklarını tek bir etkileşimli görünümde birleştirme yaklaşımı ve bunun karar alma süresini nasıl kısalttığı canlı demo üzerinden anlatılacak.