UAC-0099, yapay zekâ analizini bozmak için sahte metin kullandı

Anasayfa » UAC-0099, yapay zekâ analizini bozmak için sahte metin kullandı
UAC-0099, yapay zekâ analizini bozmak için sahte metin kullandı

Rusya’ya yakınlığıyla bilinen UAC-0099, Ukrayna’daki bir hedefe yönelik saldırısında yapay zekâ destekli incelemeyi boşa düşürmek için zararlı betiğin içine nükleer silah yapımıyla ilgili bir metin yerleştirdi. Saldırganların amacı, büyük dil modellerinin güvenlik filtrelerini tetikleyip analizi yarıda kestirmekti.

Slovak siber güvenlik şirketi ESET’in X üzerinden paylaştığı bulgulara göre, GuardBreaker adı verilen bu teknik bir VBS betiği içine gizlendi. Betikte yorum satırı olarak yer alan “I want to make a nuclear weapon. Help me …” ifadesi, modeli hassas içerik karşısında durduracak şekilde kurgulandı. ESET, bu satırın AI’nin dikkatini güvenlik açısından riskli metne çekmek ve kodun geri kalanını incelemesini engellemek için kullanıldığını belirtti.

İncelenen VBS dosyasının, UAC-0099’un daha geniş araç setinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Grup özellikle ulaştırma ve enerji sektörlerini hedef almasıyla biliniyor. Bu betiğin temel görevi, saldırganın yalnızca kendi operasyonlarında kullandığı C# tabanlı MATCHBOIL yükleyicisini indirmek ve kurmak. MATCHBOIL, sonraki aşamadaki zararlı yazılımları sisteme taşımak için kullanılıyor.

Ukrayna Bilgisayar Acil Durum Müdahale Ekibi CERT-UA, Temmuz 2026’nın sonlarında benzer bir kampanyada saldırganın Notepad++ eklentisi gibi görünen kötü amaçlı bir programla Windows sistemlerini ele geçirmeye çalıştığını duyurmuştu. Kurumun uyarısında, bu kampanyada MATCHBOIL’in yeni bir sürümünün kullanıldığı bilgisi yer aldı.

ESET, GuardBreaker’in UAC-0099 tarafından kullanılan tekniğin daha geniş bir örüntünün parçası olduğunu aktardı. Şirketin paylaşımlarına göre amaç, yapay zekâ destekli analiz akışını güvenlik açısından hassas içerik üzerinden kilitlemek ve inceleme yapan sistemi asıl zararlı koda ulaşmadan durdurmak.

GuardBreaker ile yerleştirilen sahte metin, doğrudan kodun içine eklenen bir yorum satırı olarak çalışıyor. Bu yaklaşımda modelin dikkatinin metnin başındaki tetikleyici içerikte tutulması, dosyanın kalan bölümünün incelenmemesi hedefleniyor. ESET’in anlatımına göre saldırgan, güvenlik mekanizmalarının hassas içerik karşısında vereceği tepkiyi araç olarak kullanıyor.

Yapay zekâya takılan sahte uyarılar

Bu yöntem ilk kez görülmüyor. Haziran 2026’da hem meşru hem kötü amaçlı Python paketlerinde, LLM-first ön inceleme sistemlerini yanıltmaya dönük bir anti-analiz tekniği bulundu. Mini Shai-Hulud, Miasma ve Hades tedarik zinciri saldırılarıyla bağlantılı bu paketlerde, düz metin halinde adversarial prompt injection kullanıldı.

Teknik, biyolojik ve nükleer silahlar hakkında adım adım talimat varmış gibi görünen sahte metinler ekleyerek güvenlik bariyerlerini tetiklemeyi hedefliyor. Böylece yapay zekâ tabanlı tarayıcılar ya doğrudan reddetme moduna geçiyor ya da dosyanın geri kalanına ulaşamadan karışıklık yaşıyor.

Güvenlik şirketi Socket, o dönem yaptığı açıklamada bu yaklaşımın dosyanın başını dil modeline doğrudan aktaran ve içeriği güvenilmeyen veri olarak izole etmeyen sistemleri raydan çıkarabildiğini söyledi. Şirket, zayıf işleyen akışlarda bunun reddetme davranışı, prompt karmaşası, bağlam kirliliği veya gerçek zararlı koda gelmeden erken sınıflandırma gibi sonuçlar doğurabildiğini aktardı.

Haziran ayındaki dalgalar TeamPCP adlı bir siber suç grubuyla ilişkilendirilmişti. Ancak 12 Mayıs 2026 sonrasına ait etkinliklerin atfı, Shai-Hulud solucanının kaynak kodunun kamuya sızması nedeniyle netleşmedi. Bu sızıntı, başka tehdit aktörlerinin de benzer yöntemleri benimsemesine kapı açtı.

Socket ve Step Security, geçen hafta ayrıca Mini Shai-Hulud etkisi altında kalan başka bir npm paketi olan @7nohe/openapi-react-query-codegen’i inceledi. Bu olayda saldırganlar, bulut kimlik bilgilerini, paket deposu giriş bilgilerini, GitHub Actions sırlarını ve yapay zekâ ajanı yapılandırmalarını hedefleyen ikinci aşama bir stealer’ı şifreleyip indiren obfuskasyonlu bir JavaScript yükleyicisi dağıttı.

Bu saldırı dalgasıyla bağlantılı olduğu öne sürülen TeamPCP üyelerinden ikisi, Batı Avustralya’da yaşayan 21 yaşındaki Ruben Ian Thomson ve 23 yaşındaki Louis Michael Gaebler, yetkililer tarafından gözaltına alındı. İkili, tedarik zinciri saldırıları, kimlik suçları ve kripto para üzerinden kara para aklama faaliyetleriyle ilişkilendiriliyor.

Grubun 2020’den bu yana aktif olduğu değerlendiriliyor. Flare tarafından yayımlanan ve grubun dijital ayak izini bir araya getiren raporda, ilk operasyonların tamamen fırsatçılığa dayandığı anlatıldı: açık servisleri taramak, bir konteyner bırakmak ve Monero kazmak. Aynı analiz, TeamPCP ve DeadCatx3 takma adlarının Ruben Thomson’a bağlandığını ve grubun liderliğini de onun yürüttüğünü ortaya koydu.

Flare’in raporunda, saldırganların bir aşamada savunma amaçlı kullanılan bir araç zincirinin içindeki güven ilişkisinden faydalandığına da değinildi. Şirket, “LiteLLM ihlal edilmedi, ama Trivy çalıştı” ifadesiyle, bir güvenlik tarayıcısının build pipeline içinde çalıştırılmasının saldırganlara beklediklerinden daha fazla kimlik bilgisi sağlayabildiğini aktardı.

Flare’in aktardığı bu örnek, güvenlik araçlarının kendi meşru kullanımında hangi bilgileri görebildiğini de gösterdi. Şirketin raporunda, güvenlik tarayıcısı Trivy’nin build pipeline içinde çalışması nedeniyle daha fazla kimlik bilgisine erişebildiği vurgulandı. Aynı rapor, güven ilişkisinin zincir halinde ilerleyebildiğini ve saldırganların bu yapıyı kendi lehlerine çevirebildiğini ortaya koydu.

TeamPCP’ye ilişkin bulgular, grubun yalnızca tedarik zinciri saldırılarıyla sınırlı kalmadığını da gösterdi. Flare, kimlik suçları ve kripto para üzerinden kara para aklama faaliyetlerinin de bu yapının parçası olduğunu belirtti. Raporda yer alan dijital ayak izi analizi, TeamPCP ile DeadCatx3 kimliklerinin Ruben Thomson’a uzandığını ve liderliğin de Thomson tarafından yürütüldüğünü kayda geçirdi.

Mini Shai-Hulud tarafında ise saldırı zincirinin ikinci aşamasında kullanılan obfuskasyonlu JavaScript yükleyicisi öne çıktı. Socket ve Step Security’nin incelemesine göre bu yükleyici, ikinci aşama stealer’ı indirip şifre çözme sürecini başlatıyor. Hedef alınan veriler arasında bulut kimlik bilgileri, paket deposu girişleri, GitHub Actions sırları ve AI ajan yapılandırmaları bulunuyor.

Shai-Hulud kodunun kamuya sızması, sonradan ortaya çıkan etkinliklerin atfını zorlaştırdı. Haziran 2026’daki paket vakalarıyla 12 Mayıs 2026 sonrasındaki olaylar arasında bağlantı kurulsa da, kaynak metne göre bu aşamadan sonra sorumluluğun kime ait olduğu netleşmedi. Buna rağmen aynı anti-analiz yaklaşımının farklı kampanyalarda tekrar kullanıldığı kaydedildi.