OpenAI, Rusya ile bağlantılı bir etki operasyonunda kullanıldığını belirlediği ChatGPT hesaplarını kapattığını açıkladı. Şirketin incelemesine göre bu hesaplar, İsrail merkezli olduğunu söyleyen ve “International Burke Institute” ya da kısa adıyla IBI adıyla faaliyet gösteren bir yapıyı tanıtmak için kullanılıyordu.
Operasyonun merkezinde, yapay zekâyla üretilmiş sosyal medya paylaşımlarından başlayıp daha geniş bir propaganda altyapısına uzanan bir düzen vardı. Açıklamaya göre kampanya, kopyalanmış ve yanlış atıf yapılmış akademik içeriklerin yer aldığı bir web sitesi, Rusya’yı olumlu gösteren bir “egemenlik” endeksi ve operatörlerin Rus kökenini gizlemeye dönük çabalar üzerine kuruluydu.
OpenAI, faaliyetlerin ulaştığı kitlenin görece küçük kaldığını, buna karşılık Telegram kanallarının daha fazla takipçi topladığını ve her birinin yaklaşık 10 bin ila 20 bin kişi arasında aboneye ulaştığını bildirdi. Üretilen içeriklerin büyük bölümü İngilizceydi ve operatörler, ChatGPT’den Rusça kökeni ele verebilecek dil izlerini özellikle saklamasını istemişti.
IBI adıyla kurulan site ve “Burke Index” anlatısı
IBI markası, Şubat 2025’te kaydedilen “ibi[.]institute” alan adıyla ilişkilendiriliyor. Site, ekonomi, siyaset, sosyoloji ve uluslararası ilişkiler alanlarında dünyanın farklı yerlerinden gelen önde gelen uzmanların topluluğu olduğunu iddia ediyor.
İncelemede, sitede yayımlanan yazıların ChatGPT ile üretildiğine dair bir kanıta rastlanmadı. Buna karşın içeriklerin çoğunun akademik çalışmalardan alındığı, bazı bölümlerde yanlış atıf yapıldığı, bazılarının ise önce Slav dillerinden birini konuşan biri tarafından yazılıp ardından makine çevirisiyle İngilizceye aktarılmış göründüğü belirtildi.
Şirket, bu örtülü kampanyanın daha önce belgelenmiş Rusya bağlantılı etki operasyonlarından ayrı bir yapı olduğunu da vurguladı. Operasyonun öne çıkan yönü, “burke index” olarak da anılan bir egemenlik endeksinin üretilmesi ve bunun üzerinden Rusya lehine bir çerçeve kurulması oldu. Aynı anlatı içinde Batılı ülkeler de eleştiri hedefi haline getirildi.
Web sitesinde yer alan açıklamaya göre Sovereignty Index, yedi gösterge üzerinden hesaplanıyor. Bu göstergeler siyasal, ekonomik, teknolojik, bilgiye erişim, kültürel, bilişsel ve askeri egemenlik alanlarını kapsıyor.
Site, her alan için 100 tam puan üzerinden eşitleme katsayıları kullanıldığını, nihai sonucun resmi ulusal ve küresel veri kaynakları ile uzman değerlendirmelerinin birleşiminden üretildiğini yazıyor. Yedi alt endeksin 100 ile 700 arasındaki toplamı da “Kümülatif Egemenlik Endeksi”ni oluşturuyor.
IBI web sitesinde farklı ülkelerin bu endekse göre sıralandığı raporlar da bulunuyor. Listede 650,9 puanla ABD ilk sırada yer alıyor. Çin 649,1 puanla ikinci, İsviçre 610,7 puanla üçüncü, Rusya ise 601,4 puanla dördüncü sırada gösteriliyor.
Rusya’ya ilişkin raporda, ülkenin 2025 itibarıyla yüksek egemenlik düzeyine, belirgin askeri ve ekonomik kendi kendine yeterliliğe ve güçlü bir bilimsel ve kültürel tabana sahip olduğu aktarılıyor. Aynı metinde sivil ekonomide sınırlı esneklik ve iç idari sermayeye bağımlılık da not düşülüyor.
Raporda, güçlendirilmesi gereken ana alanlar arasında demografi, yüksek teknoloji yatırımları ve askerî olmayan bilim ile inovasyon alanlarında kademeli serbestleşme sayılıyor. Egemenlik profilinin, 2025’te Rusya’nın finansal ve askeri kendi kendine yeterlilikten dijital ve kültürel kontrole kadar istikrarlı ve yüksek bir ulusal egemenlik seviyesine ulaştığını gösterdiği ifade ediliyor.
Metin, ülkenin tam dijital ve askeri nükleer egemenliğe sahip üç dünya gücünden biri haline geldiğini de savunuyor. Buna karşın demografik yaşlanma, yenilikçilikteki kısıtlar ve seçici küresel entegrasyonun çözülmesi gereken temel sorunlar arasında kaldığı belirtiliyor.
IBI etrafındaki faaliyet yalnızca bu içeriklerle sınırlı kalmadı. ChatGPT kullanıcılarından biri, “American Observer” adlı bir Telegram kanalı için profil resmi oluşturmakta aracı kullandı ve kanal etkinliğine dair Rusça özetler üretmesini defalarca istedi.
OpenAI, operasyonun ulaştığı kitleden çok kurduğu altyapının öne çıktığını belirtti. Şirket, aktörlerin ChatGPT’yi yalnızca tekil tanıtım gönderileri üretmek için kullandığını, ancak bu gönderilerin sahte bir uzman topluluğu izlenimi veren, akademik yazıları yeniden yayımlayan ve kendine ait bir risk endeksi varmış gibi gösteren bir yapıya işaret ettiğini söyledi.
Açıklamaya göre bu örnek, etki aktörlerinin yapay zekâyı daha geniş bir yönlendirme çabasının içinde destekleyici araç olarak kullanabildiğini gösteriyor. Aynı zamanda, kaynaklarını gizleme ve tercih ettikleri anlatılara otorite kazandırma amacıyla kurdukları düzenin, kullanılan yapay zekâ izleri sayesinde açığa çıkabildiği de kaydedildi.
