Yapılan kapsamlı bir araştırma, üçüncü taraf uygulamaların önemli bir kısmının hassas verilere gereksiz erişim sağladığını gösteriyor. Kasım 2025’e kadar 12 ay boyunca 4.700’den fazla web sitesi analiz edilerek, bu uygulamaların %64’ünün işlevleri için gerekçelendirilmemiş veri erişimi gerçekleştirdiği tespit edildi. Bu durum, özellikle kamu altyapıları, eğitim ve hükümet sektörlerinde artan kötü niyetli faaliyetlerle birleşince kritik güvenlik açıklarına yol açıyor.
Gerekçesiz Erişim ve Yönetim Boşluğu
Üçüncü taraf araçların, pazarlama pikselleri, analiz betikleri ve ödeme modülleri gibi bileşenlerin, BT denetimi olmadan dağıtılması sonucu oluşan yönetim boşluğu, hassas veri alanlarına aşırı izin verilmesine neden oluyor. Araştırmada, erişimin gerekçesiz sayılması için dört ana kriter belirlendi: ilgisiz fonksiyon, sıfır yatırım getirisi (ROI) varlığı, gölge dağıtımı ve aşırı izin verme. Örneğin, bir chatbot’un ödeme bilgilerine erişmesi veya Facebook Pixel’in ödeme alanlarındaki hassas verileri toplaması bu kapsamda değerlendiriliyor.
Riskli Üçüncü Taraf Araçlar ve Sektörel Etkiler
Google Tag Manager, Shopify ve Facebook Pixel gibi yaygın kullanılan araçlar, gerekçesiz erişimlerin başlıca kaynakları olarak öne çıkıyor. Google Tag Manager, tüm gerekçesiz hassas veri erişimlerinin %8’ini oluştururken, Shopify %5 ve Facebook Pixel %4 oranında risk teşkil ediyor. Özellikle Facebook Pixel, “Tam DOM Erişimi” ve “Otomatik Gelişmiş Eşleştirme” özellikleriyle veri kazıyıcılarına dönüşebiliyor.
Hükümet sektöründe kötü niyetli faaliyetler %2’den %12,9’a yükselirken, eğitim sektöründe ele geçirilmiş site oranı %14,3’e çıktı. Sigorta sektörü ise kötü niyetli faaliyetlerde %60 azalma gösterdi. Kamu kurumlarındaki bütçe ve personel kısıtlamaları, bu sektörlerin tedarik zinciri saldırılarına karşı savunmasız kalmasına neden oluyor.
Teknik Özet: Saldırı Zinciri ve Riskler
- Başlangıç: Üçüncü taraf betiklerin gölge dağıtımı ve aşırı izinlerle hassas verilere erişimi.
- Yanal Hareket: Tam DOM erişimi ile ödeme ve kimlik bilgisi alanlarının kazınması.
- Veri Sızıntısı: Toplanan hassas verilerin dışa aktarılması ve kötü niyetli kullanımı.
Bu saldırı zinciri, MITRE ATT&CK matrisinde T1059 (Komut ve Betik Çalıştırma) ve T1539 (Veri Kazıma) teknikleriyle örtüşmektedir.
Sistem Yöneticileri ve SOC Ekipleri İçin Pratik Öneriler
- Üçüncü taraf betiklerin envanterini çıkararak sahiplerini ve iş gerekçelerini belgeleyin.
- Facebook Pixel’in “Otomatik Gelişmiş Eşleştirme” özelliğini hassas veri içeren sayfalarda devre dışı bırakın.
- Google Tag Manager ve Shopify uygulamalarının erişim izinlerini düzenli olarak gözden geçirin.
- Gerçek zamanlı çalışma zamanı izleme (runtime monitoring) ile hassas alan erişimlerini tespit edin ve yetkisiz toplama durumlarında uyarılar oluşturun.
- İzleyici ve piksel dağıtımlarını sadece dönüşüm için gerekli sayfalara sınırlayın, ödeme ve kimlik bilgisi alanlarından engelleyin.
- WAF ve SIEM çözümlerini üçüncü taraf risklerini izlemek için entegre edin, ancak bunların tek savunma hattı olmadığını unutmayın.
- BT ve Pazarlama departmanları arasında ortak bir denetim mekanizması kurarak “Pazarlama Ayak İzi” riskini azaltın.
- Yeni kaydedilen alan adları ve dış bağlantılar gibi teknik göstergeleri düzenli olarak analiz ederek ele geçirilmiş siteleri erken tespit edin.
Kurumsal Risk Senaryosu
Bir finans kuruluşunda, pazarlama departmanı tarafından onaylanmadan entegre edilen Facebook Pixel, ödeme sayfalarında “Tam DOM Erişimi” ile kredi kartı ve kimlik bilgilerini topluyor. Bu durum, saldırganların bu verileri ele geçirmesine ve finansal dolandırıcılığa yol açıyor. Kuruluş, WAF ve genel güvenlik önlemlerine rağmen üçüncü taraf betiklerin aşırı izinleri nedeniyle veri sızıntısı yaşadı. Olay müdahale ekipleri, SIEM ve EDR kayıtlarını inceleyerek saldırının kaynağını tespit etti ve ilgili betiklerin erişim izinlerini kısıtladı.
Alınabilecek Önlemler ve Güvenlik Yaklaşımları
Bu tür risklere karşı Zero Trust prensipleri uygulanmalı, üçüncü taraf uygulamalara en az ayrıcalık ilkesiyle erişim verilmelidir. IAM çözümleri ile uygulama izinleri sıkı şekilde yönetilmeli, konteyner ve mikroservis mimarilerinde rastgele port atamaları ve segmentasyon uygulanmalıdır. Ayrıca, log yönetimi ve olay müdahale süreçleri, üçüncü taraf risklerini erken tespit edecek şekilde optimize edilmelidir.
Sonuç olarak, üçüncü taraf uygulamalardan kaynaklanan gerekçesiz hassas veri erişimi, kurumsal güvenlik için kritik bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Güvenlik ekiplerinin, pazarlama ve dijital departmanlarla koordineli hareket ederek bu riskleri azaltması ve gelişmiş izleme çözümleriyle desteklemesi gerekiyor.
